Sarhoşluk
SARHOŞLUK Seni sevecek kadar sarhoş değilim galiba bu akşam. Ne kadehimin dibinde varsın, ne şişemin içinde, ne de şerefine içtiğim cümlelerde… Zaten hiçbir zaman yoktun sen, olman gereken bu ellerde. Hep kalemimin ucunda, kurabildiğim cümleler kadardın yalnızca. Usul usul yaklaşmaya çalıştıkça ben, o deniz kokulu tenine; hiç görmedin ki sen yüzmeyi bilmemesine rağmen, durmadan sana açılan bu kalbi. İşte bu yüzden seni hiç sevemedim aslında; hep seni sevmeyi, seni sevebilmeyi sevdim içimden. Seni sevebilmek… Seni tanımış, seni görmüş olmak demek bu, ki tanımamış olanlar anlamaz bahsettiğim bu Gizemli güzellikten. Seni görmemiş olan ne bilir ki aşık olmayı? Seni tanımamış olan ne bilir ki aşkın acısını… Yine aylardan temmuz. Seni ilk gördüğüm günkü gibi; havada sıcak, kalbimde ateşin… Ama artık senin gözlerinde buzlar, benim ellerimde param parça, yarım kalmış bir aşk… Yoruldu gözlerim ağlamaktan. İçime aktı hep yaşları aşkının soğuk soğuk… Ve kalbimdeki buğulara yazdım adımızı bu gece usulca. Usul usul, uzaktan sevdiğim gibi gözlerini, çaresizce. Bu yüzden kara’ydı benim sana sevdamın adı. Bu yüzden yoktun hiçbir zaman, olmanı istediğim bu ellerde. Seni sevecek kadar sarhoş değilim bu akşam. Senden vazgeçebilecek kadar ayık olmadığım gibi hiçbir zaman. Gökhan DÖNMEZ
Download
0 formatsNo download links available.